14 Haziran 2026 Pazar · Afrika Yıl 1 · Dijital Baskı Ücretsiz · Bağımsız · Reklamsız

Afrika Türk Postası Afrika'daki Türk diasporasının bağımsız gazetesi

Toplum

Namib'in sessizliği: Namibya'nın doğası ve örnek yönetişimi

Dünyanın en eski çölünden Etosha'nın yaban hayatına, doğayı anayasasına yazan ender ülkelerden biri olan Namibya, hem doğa hem yönetişim açısından bir örnek sunuyor.

Namibya’yı görmek, sessizliği görmek gibidir. Ülkenin büyük bölümünü kaplayan Namib Çölü, dünyanın en eski çölü kabul edilir; gün doğumunda turuncuya boyanan dev kum tepeleri, Sossusvlei’nin ölü ağaçları ve uçsuz bucaksız boşluğuyla, gezegendeki en etkileyici manzaralardan birini sunar. Ama Namibya yalnızca doğasıyla değil, o doğayı koruma biçimiyle de örnek bir ülke.

Çölden okyanusa, bir doğa müzesi

Namib Çölü’nün kumulları UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Ülkenin kuzeyindeki Etosha Ulusal Parkı ise fillerin, aslanların, gergedanların ve sayısız türün yaşadığı, Afrika’nın en önemli yaban hayatı alanlarından biri. Atlantik kıyısındaki “İskelet Sahili” ise gemi enkazları ve fok kolonileriyle ürkütücü ve büyüleyici bir başka dünya. Bu çeşitlilik, küçük nüfuslu bir ülkeye dünya çapında bir doğa zenginliği kazandırıyor.

Bir ülke doğasını yalnızca güzel bulmakla kalmaz da onu korumayı görev bilirse, bütün insanlığa örnek olur.

Anayasaya yazılan doğa

Namibya’yı özel kılan, doğayı koruma konusundaki öncü tutumu. Ülke, çevre korumasını anayasasına dâhil eden ilk ülkelerden biri. Daha da çarpıcı olanı, “topluluk temelli koruma alanları” (conservancy) modeli: yerel toplulukların kendi bölgelerindeki yaban hayatını koruyup ondan turizm yoluyla gelir elde ettiği bu sistem, hem doğayı hem insanı kazandıran bir denge kurdu. Bu sayede ülkedeki bazı türlerin popülasyonu arttı — dünyada nadir görülen bir başarı.

İstikrarın değeri

Namibya, 1990’daki bağımsızlığından bu yana istikrarlı bir demokrasi yürüttü; düzenli seçimler, hukukun üstünlüğü ve görece güçlü kurumlarıyla kıtada örnek gösteriliyor. Bu istikrar, ülkeyi yatırım ve iş birliği için de öngörülebilir kılıyor. Türkiye’nin TİKA aracılığıyla katkı verdiği çita koruma gibi projeler de tam bu zeminde anlam kazanıyor: doğayı koruma kararlılığı yüksek bir ülkeyle yapılan iş birliği.

Saygıyla anmak

Namibya’yı anlatırken, ülkenin geçmişteki sömürge dönemi acılarını saygıyla anmak; bugününü ise doğa ve yönetişim alanındaki başarılarıyla, eşit bir ortak olarak görmek gerekiyor. Bu, hem doğru hem hakkaniyetli olan.

Sonuç

Namibya, Namib’in sessizliğinden topluluk temelli korumaya, istikrarlı demokrasisinden eşsiz yaban hayatına, doğanın ve iyi yönetişimin buluştuğu bir ülke. Gazetemiz, kıtanın bu örnek köşesini hak ettiği saygıyla anlatmayı sürdürecek.

Kaynaklar

  1. UNESCO — Namib Kum Denizi (Dünya Mirası)
  2. T.C. Dışişleri Bakanlığı — Türkiye–Namibya ilişkileri

Bağlantılar yayım tarihinde erişilebilirdi. Resmî bilgiler zamanla değişebilir; işlem öncesi kaynağı yeniden teyit edin.