Türkiye ve Fildişi Sahili: Kakaonun ülkesiyle büyüyen bir bağ
Batı Afrika'nın yeniden yükselen ekonomisi Fildişi Sahili ile Türkiye arasındaki ilişki, kakao ticareti ve büyüyen yatırımlarla orta ölçekten üst sıralara tırmanıyor.
Dünyanın en büyük kakao üreticisi olan Fildişi Sahili, son yıllarda Batı Afrika’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olarak yeniden öne çıktı. Türkiye ile arasındaki ilişki de bu yükselişe paralel: orta ölçekli ama hızla derinleşen, kakao ticareti ve büyüyen yatırımlarla beslenen bir ortaklık.
Diplomasinin adımları
İki ülke diplomatik ilişkilerini 1964’te kurdu; uzun süre Türkiye, Fildişi Sahili’ni Dakar’daki büyükelçiliği üzerinden temsil etti. Türkiye’nin Abidjan Büyükelçiliği 2009’da açıldı; Fildişi Sahili de 2013’te Ankara’da bir büyükelçilik kurdu. İlişkiye asıl ivmeyi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şubat 2016’daki ziyareti kazandırdı: bir Türk cumhurbaşkanının ülkeye ilk ziyareti olan bu temasta yatırım, savunma sanayisi, sağlık ve telekomünikasyon gibi alanlarda dokuz anlaşma imzalandı.
Abidjan’a inen hat
Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Abidjan seferleri, iki ülke arasındaki hava köprüsünü sağlıyor. Bu bağlantı, hem iş trafiğini hem de Batı Afrika’ya açılmak isteyen Türk firmalarını destekliyor.
Kakaonun bağladığı ticaret
İki ülke arasındaki ticaretin çapası kakao. Fildişi Sahili’nin Türkiye’ye ihracatında kakao çekirdeği başı çekerken; Türkiye petrol türevleri, çimento ve makine ihraç ediyor. Bu kompozisyon, iki ekonominin birbirini nasıl tamamladığını gösteriyor. Sağlık alanında bir Türk firmasının Abidjan’da laboratuvar ve görüntüleme merkezi kurma yatırımı gibi örnekler, ilişkinin ticaretin ötesine, doğrudan yatırıma da geçtiğini gösteriyor.
İki ülke arasındaki en doğal ticaret, birinin toprağında yetişenle diğerinin fabrikasında üretilenin buluşmasıdır.
Eğitim ve kalkınma
Türkiye, 1990’lardan bu yana Fildişili öğrencilere burs sağlıyor; TİKA ve Türk Kızılay insani ve kalkınma projeleri yürütüyor. Türkiye Maarif Vakfı, 2016’daki darbe girişiminin ardından, Ankara’nın FETÖ olarak nitelediği Gülen hareketiyle bağlantılı dört okulu devraldı. Nitelemenin Türk devletine ait olduğunu belirtmek, dengeli bir aktarım için gerekli.
Geçmişe saygılı bir bakış
Fildişi Sahili, 2000’lerde bir iç çatışma ve 2010–2011’de seçim sonrası bir kriz yaşadı; ülke bunun ardından istikrara kavuşup hızlı bir ekonomik toparlanma gösterdi. Bu geçmişi yalnızca gerektiğinde, geçmiş zamanda ve suçlamadan; bugünü ise toparlanma ve büyüme üzerinden anmak doğru olan. Ülkenin dinî ve bölgesel çeşitliliğine de aynı saygıyla yaklaşmak gerekiyor.
Sonuç
Türkiye–Fildişi Sahili ilişkisi, kakaonun bağladığı, yükselen bir ortaklık. Bir sonraki yazımızda iki ülke arasındaki ticareti ve Fildişi Sahili’nin Türk yatırımı için sunduğu fırsatları daha yakından ele alacağız.