Türkiye ve Güney Sudan: Dünyanın en genç ülkesiyle filizlenen bağ
2011'de bağımsızlığını kazanan dünyanın en genç ülkesi Güney Sudan ile Türkiye arasındaki ilişki, kuruluşundan bu yana mütevazı ama insani bir zeminde sürüyor.

Dünya haritasının en yeni çizgisi, Güney Sudan’a aittir. Ülke, uzun ve acılı bir mücadelenin ardından 9 Temmuz 2011’de bağımsızlığını ilan etti ve dünyanın en genç devleti oldu. Türkiye, bu doğuma ilk tanıklık eden ülkeler arasındaydı; bağımsızlık törenine bakan düzeyinde katıldı. O günden bu yana iki ülke arasındaki ilişki mütevazı ölçekte, ama insani bir zeminde sürüyor.
Kuruluşa tanıklık
Türkiye, Güney Sudan’ı bağımsızlığının hemen ardından tanıdı ve 2011’de başkent Juba’da bir büyükelçilik açtı; Güney Sudan da 2012’de Ankara’da temsilcilik kurdu. İlişki büyük ölçüde büyükelçilik ve çalışma düzeyinde yürüdü; üst düzey temaslar sınırlı kaldı. (Burada bir uyarı gerekiyor: Türkiye’nin “Sudan” ile ilişkilerine dair haberlerin çoğu, kuzeydeki komşu Sudan’ı, yani Hartum’u işaret eder; iki ülkeyi karıştırmamak önemli.)
Juba’ya inen hat ve insani el
Türk Hava Yolları’nın Juba seferleri, bu genç ülkeyi İstanbul üzerinden dünyaya bağlayan önemli bir köprü olmuştu. Havayolu Juba hattını 2022’de açmış, sonraki dönemde seferleri Asmara üzerinden bağlantılı biçimde ve azalan sıklıkta yürütmüştü. 2026 yılında uçuşlar dönemsel olarak değişti; akaryakıt maliyetleri ve bölgesel koşulların etkisiyle havayolu ağında düzenlemelere gitti ve planlanan bazı seferler yeniden gözden geçirildi. Bu nedenle güncel durumu (doğrudan mı yoksa bağlantılı bir sefer mi olduğunu) seyahat planlamadan önce mutlaka turkishairlines.com’dan doğrulamak gerekir. İlişkinin en sıcak ayağı ise insani yardımda: TİKA, Güney Sudan’da küçük ama hayata dokunan projeler yürüttü, Juba’daki balıkçılara verilen balıkçılık ekipmanları, bir yetimhaneye yapılan gıda yardımı, sel felaketinde sağlanan destek ve mesleki eğitim katkıları bunların arasında. İki ülke arasındaki ticaret ise henüz çok küçük; bunu dürüstçe belirtmek gerekiyor.
En genç ülkelere uzanan en değerli el, çoğu zaman bir yatırım değil, bir dayanışmadır.
Hassas ve duyarlı bir çerçeve
Güney Sudan’ı anlatırken büyük bir duyarlılık gerekiyor. Ülke, bağımsızlığından kısa süre sonra, 2013–2018 arasında yıkıcı bir iç savaş yaşadı; bu savaş büyük can kayıplarına ve kitlesel yerinden edilmeye yol açtı. 2018’deki barış anlaşması kırılgan bir istikrar sağladı; ülke zaman zaman yeniden gerginliklerle ve ağır bir insani krizle karşı karşıya kalıyor. Petrole aşırı bağımlı ekonomisi, komşu Sudan’daki savaşın boru hattını etkilemesiyle de sarsıldı.
Gazetemizin tutumu nettir: bu zorlukları onurla, geçmiş ve süregelen kırılganlık çerçevesinde aktarmak; ülkenin iç siyasetinde (liderler arasındaki gerilimlerde) hiçbir tarafı desteklememek; ve Güney Sudan halkının zorlu koşullara rağmen yeni bir ulus kurma emeğini saygıyla anmak.
Ülkedeki Türk varlığı
Güney Sudan’daki Türk varlığı küçük ama süreklidir. Türkiye’nin Juba’daki büyükelçiliği, 2011’den bu yana, ülkenin iç savaş dönemlerinde dahi kesintisiz hizmet verdi; bu, Türkiye’nin genç devlete verdiği önemin somut bir göstergesi. (Büyükelçiliğin yerleşik temsil statüsünün ve güncel konsolosluk hizmetlerinin Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan ve büyükelçilikten teyit edilmesinde fayda var.) TİKA, 2014’ten itibaren faaliyete geçen Juba Program Koordinasyon Ofisi üzerinden mesleki eğitim ağırlıklı projeler yürütüyor; kadınlara, gençlere, çiftçilere ve cezaevindeki mahkûmlara dönük çalışmalar bunlar arasında. Türk Kızılay ve Diyanet de zaman zaman insani ve Ramazan yardımlarıyla ülkede görünür oldu. Türkiye Maarif Vakfı ise Juba’daki ilk uluslararası okulunu kurma çalışması içinde.
Ekonomik ve toplumsal anlamda yerleşik bir Türk topluluğundan söz etmek için ülke henüz çok yeni ve koşullar zorlu; ülkedeki Türk varlığı büyük ölçüde diplomatik ve insani kurumlar etrafında şekilleniyor. İki ülke arasındaki ticaret de hâlâ küçük ölçekli; bunu olduğu gibi, abartmadan aktarmak gerekiyor.
Sonuç
Türkiye–Güney Sudan ilişkisi, dünyanın en genç ülkesiyle insani bir zeminde filizlenen mütevazı bir bağ.


