Türkiye ve Esvatini: Kıtanın son krallığıyla mütevazı bir temas
Afrika'nın son mutlak monarşilerinden biri olan Esvatini ile Türkiye arasındaki ilişki çok sınırlı; ama eğitim ve diplomasi alanında küçük temaslarla varlığını sürdürüyor.
Güney Afrika ile Mozambik arasında sıkışmış küçük bir ülke olan Esvatini (2018’e kadarki adıyla Svaziland), kıtanın en özgün yönetim biçimlerinden birine sahip: dünyanın son mutlak monarşilerinden biri. Türkiye ile arasındaki ilişki çok sınırlı; ama eğitim ve diplomasi alanında küçük temaslarla sürüyor. Bu yazıda tabloyu dürüstçe ve tarafsız biçimde aktaracağız.
İnce bir diplomasi
Türkiye’nin Esvatini’de yerleşik bir büyükelçiliği yok; ilişkiler Pretoria’daki (Güney Afrika) büyükelçilik üzerinden, yani yerleşik olmayan bir temsille yürüyor. Başkent Mbabane’de bir Türk fahri konsolosluğu, Ankara’da ise bir Esvatini fahri konsolosluğu bulunuyor. İki ülke yetkilileri, zaman zaman ticaret, turizm ve burslar gibi alanlarda ilişkileri geliştirme iradesini dile getirdi; ama bağı “çok sınırlı” diye tanımlamak gerçeğe en uygun olan.
Coğrafya ve ticaret
Doğrudan bir Türk Hava Yolları seferi bulunmuyor; ülkeye ulaşım büyük ölçüde Johannesburg üzerinden sağlanıyor. İki ülke arasındaki ticaret de çok küçük ve düzenli olarak raporlanmıyor. Esvatini ekonomisi şeker, içecek konsantresi ve tekstile dayalı; ve büyük ölçüde komşusu Güney Afrika’ya bağlı.
Kendine özgü bir dış politika
Esvatini’nin dikkat çeken bir dış politika özelliği var: ülke, Tayvan ile resmî diplomatik ilişki sürdüren tek Afrika ülkesi (kıtanın diğer ülkelerinin çoğu Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanır). Bu, Esvatini’nin kendine özgü duruşunun bir göstergesi. Gazetemiz bu tür konuları, herhangi bir tarafın yanında durmadan, yalnızca olgusal bir bilgi olarak aktarır.
Küçük bir ülke bile, dış politikada kendi yolunu çizebilir; bunu yargılamak değil, olduğu gibi aktarmak gazetecinin işidir.
Eğitim bağı
İlişkinin en somut ayağı eğitimde: Türkiye bursları, Esvatinili öğrencilere açık ve yerel topluluk tarafından tanıtılıyor. TİKA’nın bölgedeki çalışmaları ise büyük ölçüde Pretoria ofisi üzerinden yürüyor. Bu kurumsal bağlar, mütevazı ölçekli ilişkinin gelecekte derinleşebileceği zemini oluşturuyor.
Saygılı ve tarafsız
Esvatini’yi anlatırken iki noktaya dikkat etmek gerekiyor. İlki yönetim: ülke bir mutlak monarşi (Kral III. Mswati) tarafından yönetiliyor; gazetemiz bunu olgusal ve tarafsız biçimde, ülkenin iç siyasetinde taraf olmadan aktarır. İkincisi kültür: ülkenin köklü Svazi geleneklerini saygıyla, egzotikleştirmeden anmak gerekiyor.
Sonuç
Türkiye–Esvatini ilişkisi, kıtanın son krallığıyla kurulan, çok mütevazı ama gerçek bir temas. Bir sonraki yazımızda Esvatini’nin köklü Svazi kültürünü ve geleneklerini saygıyla ele alacağız.