Türkiye ve São Tomé: Çikolata adalarıyla henüz yazılmamış bir hikâye
Atlantik'in ekvator çizgisindeki minik ada ülkesi São Tomé ve Príncipe ile Türkiye arasındaki ilişki neredeyse hiç başlamadı. Ama kakaonun ve istikrarın ülkesi, fırsatlarla dolu.
Atlantik Okyanusu’nda, neredeyse tam ekvator çizgisinin üzerinde, iki yeşil ada uzanır: São Tomé ve Príncipe. Afrika’nın en küçük ikinci ülkesi olan bu Portekizce konuşan ada devleti, kıtanın en istikrarlı demokrasilerinden biri ve “Çikolata Adaları” lakabıyla anılan bir kakao diyarı. Türkiye ile arasındaki ilişki ise neredeyse hiç başlamadı — ve gazeteciliğin görevi, bunu dürüstçe söylemek.
Dürüst bir tablo
Abartıya yer yok: Türkiye ile São Tomé ve Príncipe arasındaki ilişki, kıtadaki neredeyse bütün diğer ülkelerle kıyaslandığında en sınırlı olanlardan biri. Türkiye’nin adalarda yerleşik bir büyükelçiliği yok; ilişkiler Libreville’deki (Gabon) büyükelçilik üzerinden yürüyor. Üst düzey resmî bir ziyaret de bilinmiyor; en somut temas, ada ülkesinin dışişleri bakanının Antalya Diplomasi Forumu gibi platformlarda iş birliği arayışını dile getirmesi düzeyinde kaldı. Doğrudan bir Türk Hava Yolları seferi de bulunmuyor; adalara ulaşım Lizbon, Akra ve Libreville gibi merkezler üzerinden sağlanıyor. İki ülke arasındaki ticaret ise neredeyse yok denecek kadar küçük.
Bazı hikâyeler henüz yazılmamıştır; ve boş bir sayfa, çoğu zaman en büyük olasılığı taşır.
Tam da bu yüzden: potansiyel
Bir ilişkinin neredeyse hiç başlamamış olması, geleceği olmadığı anlamına gelmez. São Tomé, birkaç başlıkta gerçek bir potansiyel sunuyor:
- Kakao. “Çikolata Adaları”nın yüksek kaliteli, organik ve adil ticaret yönünde dönüşen kakaosu, Türk çikolata ve gıda sektörü için ilgi çekici bir kaynak olabilir.
- Turizm. El değmemiş plajları, yağmur ormanları ve eşsiz biyoçeşitliliğiyle ada, sürdürülebilir turizm için keşfedilmemiş bir destinasyon.
- Eğitim. Türkiye burslarının ada ülkesinden gençlere ulaşması.
İstikrara ve kimliğe saygı
São Tomé’yi anlatırken bir inceliğe dikkat etmek gerekiyor: bu ülke, anakara Afrika’sının bir uzantısı değil. İstikrarlı demokrasisiyle gurur duyan; Portekizceyi ve Afrika köklerini harmanlayan Forro Kreol kültürüyle kendine özgü bir ada ulusu. Onu kıtaya dair genel anlatılara sıkıştırmak değil, kendi adasal kimliğiyle anmak; hem doğru hem saygılı olan.
Sonuç
Türkiye–São Tomé ve Príncipe ilişkisi, henüz başlamamış bir hikâyenin ilk satırı gibi. Bir sonraki yazımızda bu eşsiz ada ülkesinin kakaosunu ve doğal zenginliğini saygıyla ele alacağız.