Türkiye ve Tunus: Barbaros'tan serbest ticarete uzanan bir yakınlık
Akdeniz'in iki yakası, asırlık bir tarih ve 2005'ten beri yürürlükte bir serbest ticaret anlaşması. Türkiye ile Tunus arasındaki bağ, sıcak ama dengelenmeyi bekleyen bir ortaklık.
Akdeniz’in iki yakasındaki Türkiye ile Tunus, tarih boyunca birbirine yabancı kalmadı. Bugünkü ilişki de bu eski yakınlığın üzerine kuruldu: diplomatik temas, hava bağlantısı, serbest ticaret ve kültürel köprülerle örülü, sıcak ama bazı başlıklarda dengelenmeyi bekleyen bir ortaklık.
Diplomasi ve ziyaretler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 Aralık’ında büyük bir iş insanı heyetiyle Tunus’u ziyaret etti ve savunma, ticaret ve çevre alanlarında anlaşmalar imzalandı. 2019’da ise bölgesel gelişmeler — özellikle Libya — gündemiyle yeniden Tunus’a gitti. Bu temaslar, iki ülke arasındaki ilişkiyi düzenli bir diyaloğa bağladı.
Hava köprüsü ve serbest ticaret
Türk Hava Yolları, İstanbul–Tunus hattında sık seferler düzenliyor; bu, hem iş hem de turizm trafiğini besleyen önemli bir bağlantı. Ekonomik ilişkinin çerçevesini ise 2004’te imzalanıp 2005’te yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması belirliyor. Anlaşma, iki ülke arasındaki gümrük engellerini önemli ölçüde kaldırdı.
İki ülke arasında imzalanan bir serbest ticaret anlaşması, bir kapı açar; ama o kapıdan akan trafiğin iki yönlü olması, asıl başarıdır.
Kalkınma ve kültür
Türk kalkınma ajansı TİKA, Tunus’ta 2013’ten bu yana bir ofisle çalışıyor ve eğitim, sağlık, tarım ve kültürel miras alanlarında yüzlerce proje yürüttüğünü açıklıyor — el yazması ve eser restorasyonu da bunların arasında. Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı da Türkiye’nin kültür ve eğitim diplomasisinin parçası olarak Tunus’ta varlık gösteriyor.
Barbaros’un izi
İki ülke arasındaki tarihî bağın simgelerinden biri, Tunus’un kalbinde duruyor: 16. yüzyılda Tunus’u Osmanlı’ya bağlayan ünlü denizci Barbaros Hayreddin Paşa. Tunus Medinası’ndaki Hayreddin Sarayı gibi yapılar, bu ortak geçmişin canlı tanıkları.
Dengelenmeyi bekleyen ticaret
Bir noktayı dürüstçe yazmak gerekiyor: Tunuslu yetkililer, serbest ticaret anlaşmasının ticaret dengesini Türkiye lehine bozduğunu belirterek anlaşmanın gözden geçirilmesini gündeme getirdi. Bunu bir kriz değil, Tunus’un dile getirdiği bir politika tutumu olarak; ve çözümü, Türk yatırımlarının Tunus’ta istihdam ve üretim yaratmasında aramak gerekiyor. İki ülkenin de bu dengeyi düzeltmeye ilgi gösterdiğini eklemek, tabloyu tamamlıyor.
Sonuç
Türkiye–Tunus ilişkisi, tarihî yakınlık ile güncel ekonomik dengenin arasında, olgun bir zeminde ilerliyor. Tunus’un iç siyasetine dair tartışmalar bu çerçevenin dışında; gazetemiz, ülkeyi kendi gündeminin öznesi olarak görür ve iç meselelerde taraf olmaz.