Türkiye ve Zambiya: Bakırın ülkesiyle büyüyen bir ortaklık
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2018 ziyareti, binlerce kişiye istihdam sağlayan Türk yatırımları ve istikrarlı bir demokrasi. Zambiya, Türkiye için Güney Afrika'da güvenilir bir ortak.
Güney-orta Afrika’nın denize kıyısı olmayan ülkesi Zambiya, bakırla anılır: dünyanın önemli bakır üreticilerinden biri ve ekonomisinin belkemiği bu maden. İstikrarlı demokrasisi ve barışçıl iktidar devirleriyle de öne çıkan ülke, Türkiye için Güney Afrika’da güvenilir ve büyümeye açık bir ortak.
Diplomasi ve ziyaret
Türkiye, Lusaka Büyükelçiliği’ni Şubat 2011’de açtı; Zambiya da 2013’te Ankara’da bir büyükelçilik kurdu. İlişkinin dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Temmuz 2018’deki Lusaka ziyaretiydi; bir Türk cumhurbaşkanının ülkeye ilk ziyareti olan bu temasta tarım, hayvancılık, balıkçılık, turizm ve yatırım gibi alanlarda yaklaşık on iki anlaşma imzalandı. İki ülke arasında bir Karma Ekonomik Komisyon da işliyor; Türk yetkililer Zambiya’yı bölgede “stratejik bir ortak” olarak nitelendiriyor.
İstihdam yaratan yatırım
İlişkinin en somut ayağı yatırımda. Türk şirketlerinin Zambiya’daki yatırımlarının yaklaşık 70 milyon dolar düzeyinde olduğu ve binlerce (yaklaşık 4.000) Zambiyalıya istihdam sağladığı belirtiliyor. Bu, “gel-git” bir ticaretten farklı olarak, ülkede iş yaratan ve yerel ekonomiyle bütünleşen bir varlık. İki ülke arasındaki ticaret hacmi ise henüz mütevazı ama büyüyor; rakamları yaklaşık okumak gerekir.
Bir ülkede dört bin kişiye iş veren bir yatırım, herhangi bir diplomatik cümleden daha somut bir dostluktur.
Eğitim ve kalkınma
TİKA, Zambiya’da kalkınma ve eğitim projeleri yürütüyor; Türkiye’nin okul ve yurt yapımına destek verdiği belirtiliyor. Türkiye Maarif Vakfı ise, daha önce Gülen hareketiyle bağlantılı bir okulu 2024’te devraldı (Kabulonga Trust School); bu devirle Zambiya, Maarif ağındaki ülkelerden biri oldu. Nitelemenin Türk devletine ait olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye bursları da Zambiyalı gençlere ulaşıyor.
Saygılı bir bakış
Zambiya’yı anlatırken iki noktayı saygıyla anmak gerekiyor. İlki ekonomi: ülke, son yıllarda uluslararası düzeyde koordine edilen kapsamlı bir borç yeniden yapılandırma sürecinden geçti ve bakır kaynaklı bir toparlanma yaşıyor. Bunu bir “başarısızlık” olarak değil, kararlı bir reform ve toparlanma hikâyesi olarak okumak doğru. İkincisi demokrasi: Zambiya, barışçıl iktidar devirleriyle kıtada örnek gösterilen istikrarlı bir çok partili demokrasi; bu, ülkenin haklı bir gurur kaynağı.
Sonuç
Türkiye–Zambiya ilişkisi, istihdam yaratan yatırımlar ve istikrarlı bir zemin üzerinde büyüyen bir ortaklık. Bir sonraki yazımızda Zambiya’nın bakır ekonomisini ve iki ülke arasındaki ticaret potansiyelini daha yakından ele alacağız.