Türkiye ve Mali: Zorlu bir dönemden geçen Sahel ülkesiyle bağ
Mali, güvenlik ve siyaset alanında zorlu bir dönemden geçiyor. Türkiye ile ilişkisi ise eğitim, kalkınma ve ulaşım hatlarında sürmeye çalışıyor.
Mali’yi bugün anlatmak, zorlu bir dönemden geçen bir ülkeyi anlatmaktır. Sahel’in kalbindeki bu ülke, son yıllarda güvenlik ve siyaset alanında ağır sınavlardan geçti. Türkiye ile ilişkisini de bu gerçekliği görmezden gelmeden, ama ülkeyi yalnızca krizleriyle tanımlamadan ele almak gerekiyor. Bu yazı, hiçbir tarafı desteklemez; olguları, kaynaklarına atfederek ve mümkün olduğunca güncel durumu belirterek aktarır.
Diplomasi ve ziyaret
İki ülke arasındaki diplomatik temasın bir dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mart 2018’deki Mali ziyaretiydi; dört ülkelik bir Afrika turunun parçası olan bu ilk ziyarette yaklaşık sekiz anlaşma imzalandı. Türkiye’nin Bamako’da büyükelçiliği bulunuyor ve iki ülke arasındaki kurumsal bağ, zorlu döneme rağmen sürdürülmeye çalışılıyor.
Eğitimde öncü bir adım
İlişkinin en somut halkalarından biri eğitimde. Mali, Gülen hareketiyle — Ankara’nın FETÖ olarak nitelediği yapıyla — bağlantılı okulları Türkiye Maarif Vakfı’na devreden ilk Afrika ülkelerinden biri oldu; devir protokolü Ağustos 2017’de Bamako’da imzalandı ve çok sayıda okul ile binlerce öğrenci bu kapsamda Maarif’e geçti. Nitelemenin Türk devletine ait olduğunu belirtmek, dengeli bir aktarım için gerekli.
Bamako’ya inen tek hat
Türk Hava Yolları, İstanbul–Bamako hattında doğrudan sefer yapan tek havayolu; sefer sıklığı düşük olsa da bu hat, Mali’yi İstanbul üzerinden dünyaya bağlayan önemli bir köprü. TİKA’nın da ülkede kalkınma ve sağlık projeleri yürüttüğü, Türkiye burslarının Malili gençlere ulaştığı belirtiliyor.
Zorlu dönemlerden geçen ülkelerde, açık kalan bir uçuş hattı ya da bir okul, çoğu zaman umudun en somut işaretidir.
Hassas bir tablo: tarafsız kalmak
Mali’nin içinden geçtiği dönemi aktarırken büyük bir dikkat gerekiyor. Ülke, 2020 ve 2021’de askerî darbeler yaşadı ve bir geçiş döneminde, askerî liderliğindeki bir yönetimle idare ediliyor. Sahel genelinde ağır bir cihatçı şiddet sorunu var; Fransa’nın askerî operasyonu ve BM’nin MINUSMA misyonu ülkeden çekildi; Mali, Rusya ile güvenlik iş birliğine yöneldi ve komşularıyla birlikte ECOWAS’tan ayrılıp Sahel Devletleri İttifakı’nı (AES) kurdu.
Gazetemizin tutumu nettir: bütün bu gelişmeleri, kaynaklarına atfederek ve hiçbir aktörün — ne yönetimin, ne Fransa’nın, ne BM’nin, ne Rusya’nın — yanında ya da karşısında durmadan aktarmak. Savunma alanındaki temasları (Mali’nin Türk insansız hava araçları tedarik ettiğine dair haberler dâhil) da abartmadan, “bildirilen” düzeyinde ve karşı tarafın güvenlik gerekçesine atıfla anmak gerekiyor.
Sonuç
Türkiye–Mali ilişkisi, zorlu bir dönemin içinden geçerek sürmeye çalışan bir bağ. Bir sonraki yazımızda Mali’nin köklü medeniyet mirasını — Timbuktu’nun el yazmalarını, Djenné’nin mimarisini — ve Türkiye’nin eğitim alanındaki katkısını saygıyla ele alacağız.